|
ARILAR
Arılar
tarihin çok eski devirlerinden bu yana insanlara bal
üreterek hizmet etmektedirler. Öyle ki arıcılık tarihi M.Ö.
3500 yıllarına kadar dayanmaktadır.
(Encyc.Amencana,1993,USA,Vol.3,Lnt.Headguertes,Danbury
Connecticut,s.444)
Yirmi bin türden oluşan geniş
bir familyaya sahip olan arılar,hayvanlar dünyasındaki en
çarpıcı mühendislik ve mimarlık bilgisine sahip,sosyal
hayatları ile diğer pek çok canlıdan ayrılan,aralarındaki
iletişim ile kendilerini inceleyen bilim adamlarını
hayretler içinde bırakan canlılardır.
Bal
arıları diğerlerinden farklı
özelliklere sahiptir. Koloniler halinde yaşarlar. Bir arı
kolonisi bir kraliçe,birkaç yüz erkek ve 10-80 bin işçi
arıdan oluşur. Görünüş olarak birbirinden farklı olan bu üç
arıdan kraliçe arı ve işçi arılar dişidir. Her kolonide
sadece bir kraliçe bulunur ve diğer dişilere göre daha
büyüktür. Kraliçenin temel görevi yumurtlamaktır. Bunun
haricinde koloninin bütünlüğünü ve kovandaki sistemin
işleyişini sağlayan önemli maddeler salgılar. Kraliçe
bireyler arasında en uzun yaşayandır. Yaşam süresi 5-7
yıldır. Günde kendi ağırlığına eşdeğer ağırlıkta 2.000-3.000
çok iyi koşullarda 6.000 kadar yumurta bırakabilir.
Erkekler ise,dişilerden
iridirler ama ne iğneleri vardır,nede kendileri için besin
toplayabilecek organları. Tek fonksiyonları kraliçeyi
döllemektir. Kovanda petek örme,yiyecek toplama ,arı sütü
üretme,kovan ısısını düzenleme ,temizlik,savunma gibi akla
gelebilecek tüm işleri ise işçi arılar yaparlar.
Yapılan
araştırmalar ,Bilgisayarın saniyede 16 milyon aritmetik
işlem yaptığı ama doğadaki kıyaslanamaz rakibi bal
arısınınsa bu sürede daha az enerji harcayarak 10 trilyonluk
işlem yeteneğine sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
Arılar vücut ağırlığının 330
katı yük çeker. Mühendislik harikası petek gözünün derinliği
12mm,duvar kalınlığı ise 1/500 INCH olup en az balmumu
harcayarak maksimum ölçüde bal depolamak için en uygun şekil
arıların inşa ettiği altıgen prizmadır.
450 gramlık saf balı elde edebilmek
için yaklaşık olarak 17.000 balarısının 10 milyon çiçeği
ziyaret etmesi gereklidir. Arının yiyecek aramak için
ihtiyaç duyduğu ortalama bir gezinti ,yaklaşık olarak 500
çiçek
ziyaretini gerektirir ve 25 dk. Sürer. Bu yüzden 450 gr. saf
bal elde etmek için arıların 7.000 iş saati çalışmaları
gereklidir.
John
Brackenbury,İnsects and Flowers,1995,UK,s.12
Arı kovanındaki hayatın her aşamasında
bir düzen vardır. Larvaların bakımından, kovanın genel
ihtiyaçlarının teminine kadar her görev hiç aksamadan yerine
getirilir. Diğer canlılarda olduğu gibi arılarda farklı
büyüme evrelerinden geçerler .Arı yavruları ,sırayla larva
ve pupa evrelerini tamamlayarak erişkin hale gelirler.
Kraliçe arının yumurtaları bırakması ile başlayan bu dönem
boyunca arı yavrularına son derece özenli ve dikkatli bir
bakım uygulanır. Yumurtaların gelişimi için gerekli olan
şartların sağlanmasından yumurtadan çıkacak larvaların
ihtiyaçları olan besin maddelerinin temin edilmesine ,hücre
sıcaklıkla rının
sabit tutulmasından,özel hücre kontrollerine kadar pek çok
şey özel olarak ayarlanır. İşçi arılar ,detaylı metotlar
kullanarak larvalara çok dikkatli bir bakım uygularlar.
Hücrelerdeki arı yumurtaları yaklaşık 3 gün içinde
gelişirler .Ve büyüme dönemi boyunca işçi arılar tarafından
yaklaşık 10.000 kere ziyaret edildikleri tespit
edilmiştir.
(Encye.Americana,1993,USA
Vol.3, Int.Headguartes, Danbury Connecticut, s.439
Larvalar yumurtadan çıktıktan
sonraki ilk üç günleri boyunca arı sütü ile beslenirler. Arı
larvaları bu dönemdeki düzenli
beslenme
sonucunda 6 gün içerisinde ilk ağırlıklarının 1500 katına
kadar ulaşırlar.
Encyc.Int.Grolier
of Canada Ltd.1968,USA Vol.2,s.473)
Kovanda binlerce arı larvası olmasına ve bu larvaların
beslenme şekillerinin günlere göre değişiklik göstermesine
rağmen hiç karışıklık çıkmaz. Larvaların hangisinin kaç
günlük olduğu,hangisinin ne ile besleneceği gibi detaylar
işçi arılar tarafından hiç atlanmaz.
Arı kovanındaki özel
hazırlanmış peteklerde büyümeye devam eden larvaların
yedinci günlerinde
şaşırtıcı
bir olay gerçekleşir larva yemek yemeyi keser ve bakıcı
arılar larvanın bulunduğu hücrenin ağzını mumdan yapılmış
hafif kubbeli bir kapak ile tamamen kapatırlar. Bu sırada
larva da kendi ürettiği bir madde ile bulunduğu
odanın içinde etrafına koza örerek kendini buraya
edeta hapseder.
(Compton’s
Pictured Encye.Vol 2 Compton 8 Company Chicago 1961 USA
s.106)
Larva artık Pupa dönemine girer ve bulunduğu hücre içinde 12
gün boyunca kalır. Arı yumurtası hücreye bırakıldıktan tam
üç hafta sonra uçmaya hazır bal arısı çıkar ve yaklaşık 6
hafta sürecek ömrüne başlamış olur Kraliçe gibi dişi olan
işçi arılar hücrelerinden çıkar çıkmaz büyük bir hızla
kovanın işlerine koyulurlar.
1.Temizlik:
Bir işçi arının kovandaki ilk görevi
temizliktir. Pupadan çıkan arı hemen temizliğe başlar.
Öncelikle kendi hücresinden başlayarak ilk iki gün boyunca
kuluçka hücrelerini temizler.
2.Larva
Bakıcılığı:
Hayatlarının 3.gününden itibaren
larvaların beslenmesi işini üstlenirler. Bu konuyla ilgili
her türlü detayla özenli bir şekilde ilgilenirler.
(Mark L.Winston,The Biology of
the honey Bee,Harvard Unv.Press,1991.s.97)
3.Petek İnşası Ve Onarım:
10. günden itibaren arılar
kovan dışına çıkarak çevreyi tanırlar. Bu arada işçilerin
karnındaki balmumu bezleri gelişmeye başlar.12.günlerinde
olgunlaşarak balmumu üretecek hale gelirler.12 günlük olan
işçiler ,arı yavrularını beslemeyi keserler ve birbirine
eşit altıgenlerden oluşan peteğin inşasına koyulurlar.
(Hayvanlar ansk.Böcekler,C.B.P.C.
Publishing Hd.s.97)
4.Kovan Bekçileri:
Bu dönemde arıların iğne bezleri
gelişir ve zehir üretmeye başlar. İşte bu dönemdeki arılar
kovan kapısında nöbet tutarak davetsiz misafirlerin içeri
girmesini engellerler. Gelen her canlı (arılar bile)kapıdaki
nöbetçinin kontrolünden geçerek içeri girebilir. Nöbetçi
arının yerinden ayrılması durumunda ise hemen başka bir işçi
arı nöbeti devralır.
(Mark
L.Winston,The Biology of the honey Bee,Harvard Unv.Press,1991.s.97)
5.Bal Yapımı:
İşçi bal arılarının hayatlarının son
dönemindeki görevleri ihtiyaçları olan tüm besin maddelerini
(Polen ve Nektar) toplamaktır. Arılar kışın besin
bulamadıkları için kovanlarına bal depo ederler. Kış için
ayrıca polen depo edilmez yalnız yağmurlu havalarda
kullanılmak üzere
yavru arılara yetecek kadar Polen biriktirilir.
Prof.Karl von Frisch,Arıların
Hayatı s.29-30)
Canlı öldüğünde bedeninde bozulmaların olacağının ve ortaya
çıkan maddelerin kovandaki canlılara zarar verebileceğini
bildiklerinden bu bozulmayı önlemek için ölen canlıyı özel
bir kimyasal işleme tabi tutarak içinde bakteri barındırmama
özelliğine
sahip arı reçinası da denilen propolis ile kaplarlar.
-Araştırmalarda 10 MİKROVATTAN daha az enerji tüketen bal
arısının beyninin günümüzdeki en verimli bilgisayardan yüz
milyon kat daha verimli olduğu kanıtlanmıştır.
-Kovana giren 30 adet eşekarısı
30.000 bal arısını üç saat içinde öldürebilir .Ancak bir
eşekarısının kovanın varlığını hemcinslerine haber vermek
için salgıladığı kokuyu bal arıları da alır ve savunma için
kovanın girişine toplanırlar. Bir eşekarısı yaklaştığında
500 balarısı havalanıp eşekarısının etrafını sararlar.
Bedenlerini hızla titreştirerek ısılarını yaklaşık50°Cye
kadar çıkartarak eşekarısını fırında pişirir gibi kavurarak
öldürürler ama kendileri 50°C’lik ısıya dayanabilirler.
(Nature,Vol,377,No.654.s.334-336)
-Arılar sağırdırlar ve bu
nedenle birbiriyle sesli iletişim kuramazlar. Buna rağmen
yiyecek kaynağının yerini koloninin diğer üyelerine hiç
şaşırmadan bulacakları şekilde tarif edebilirler. Arılar
tarif etmek istedikleri yeri ”dans ederek” diğerlerine
anlatırlar.
Yiyecek kaynağının kovana uzaklığı, doğrultusu, zenginliği
gibi gerekli olabilecek her türlü bilgi bu dansta gizlidir.
-Arıların çok özel bir göz yapıları vardır. Arı gözlerinde
“ommatidia” adı verilen 6.900er adet birbirinden ayrı görme
işlemi yapan bölüm vardır. Bu bölümlerin her biri kendi
başına bir göz gibi hareket eder. Arı gözünün insan gözüne
göre iki üstünlüğü vardır. Bunlar ultraviyole ışınlarını
görme ve ışığın polarizasyonunu ayrıştırmadır.
|