|
BALIN İÇERİĞİ
Balın
hiç şüphesiz ilk akla gelen özelliği tatlı olmasıdır. Bunun
sebebi balın içindeki üç şekerdir. Üzüm şekeri (% 34) ,Sakroz
(%2) ve levulose (Meyve şekeri % 40 ) Bundan başka balın %
17 ‘si su geri kalan % 7 lik bölümü ise Demir, Sodyum,
Sülfür, Magnezyum, Fosfor, Polen, Manganez, Aliminyum,
Gümüş, Albumin, Dekstril, Nitrojen, Protein ve asitlerden
oluşur. Balın kalitesini ise bu % 7 lik karışım belirler.
(Murray Hoyt,The World of Bees,Coward Menann Inc,NewYork,s
181)
Ayrıca bal içerisinde on beş
şeker tespit edilmiş olup bunlardan bazıları şunlardır.
Früktoz, Glikoz, Sakkaroz, Maltoz, İzamaltoz, Erloz, Kestoz,
Melezitz ve Rafinozdur. Genel olarak Früktoz şekeri
diğerlerinden farklıdır.
(http://www.geocities.com/traricilik.html)
Balı bildiğimiz şekerden ayıran
çok önemli bir fark vardır. Şeker ancak sindirim sisteminde
değişime uğradıktan sonra kana karışırken bal sindirime
gerek olmadan çok süratli
bir
şekilde kana karışır. Dolayısıyla bal insan vücudunun en
yüksek derecede ve en hızlı biçimde faydalanacağı şekilde
tasarlanmış bir gıdadır. Ilık su ile karıştırılan balın
birkaç dakika içinde vucuda enerji verdiği tespit
edilmiştir.
(http://www.harunyahya.org/bilim/balarisi.html)
Balın içinde minerallerin, şekerlerin ve birçok vitaminin
yanısıra az miktarda bir takım hormonlar, çinko, bakır ve
iyot da vardır.
BALIN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ
-
Bal higroskopik bir madde
olup havadan nem alma özelliğine sahiptir. Havada %58
rutubet olduğu zaman balda su miktarı %17,4 civarında
olur.
-
Viskozite;akıcılığa karşı
koyma özelliğini ifade eder. Buna balın bünyesi de
denir. Ağır bünyeli bir balın akıcılığı yavaş yani
viskozitesi yüksek olur. Viskozite balın içerisindeki su
miktarıyla yakından ilgilidir.
-
Balın özgül ağırlığı
içerisindeki su miktarı ve sıcaklığa göre
değişmektedir.200°C de balın özgül ağırlığı 1.4225
bulunmuştur.
-
Kırılma Sayısı;Refraktometre
ile ölçülür. Sıcaklık önemli rol oynadığından bu işlemde
20°C de yapılır ve balın içindeki su miktarı tayin
edilmektedir.
-
Renk;Balın bir optik
özelliği olan renk değişiklik gösterir. Bal renksiz
durumdan koyu kırmızıya kadar değişebilir.
(http://geocities.com/traricilik/standart.html)
BALIN BİLEŞİMİ
Genel olarak balların toplandığı değişik bitki kaynaklarına
göre farklı aroma ,tat,renk,yoğunluk ve kristalizeye sahip
oldukları tespit edilmiştir. Aynı şekilde ballarda akıcılık
kimyasal
bileşimi,şekerler,rutubet,enzimler,vitaminler,asitler,
kollaidal maddeler ve bileşimi bilinmeyen maddeler
bakımından değişik oldukları bildirilmişlerdir.
BALDAKİ
ASİTLER
Uzun yıllar bal içerisinde sadece formik asit bulunduğu
fakat analiz metotları geliştirilince Asetik, buturik,
sitrik, kaproik, laktik, formik, malik, okzalik,
suksiniletannik, tartari ve velarikasidlerin varlığı tespit
edilmiştir. Balın pH sı3,29-4,87 arasında değişmektedir.
BALDAKİ ENZİMLER
Çeşitli araştırıcılar balda diyastaz veya amilaz,invertaz,
katalas, aksidas, fosfatas enzimlerini bulmuşlardır. Bu
enzimlerin bir kısmı bitkiden gelmekte bir kısmı ise arının
başındaki bezlerden salgılamaktadır.
BALDAKİ VİTAMİNLER
Eskiden bal içerisinde vitamin olmadığı veya çok az olduğu
kanaati hakimdi fakat kimyasal ve biyolojik araştırma
metodları geliştirildikten sonra bal içerisinde çeşitli
miktarda, Thiamine, Riboflavin, Askorbik asit,Pristoksin,
Pantotinikasit, Niasin ve az miktarda Biotin, Folikasit
tespit edilmiştir.
BALDAKİ MİNARELLER
Bal içerisindeki minarellerin miktarı %0,02 ile %1,0
civarındadır. Bu minareller Potasyum, Klor, Kükürt,
Kalsiyum, Sodyum, Fosfor, Magnezyum, Silis, Demir, Mangan ve
Bakır’dır. Bunlar içerisinde Potasyum ,Kalsiyum ve Fosfor
fazla bulunmaktadır.
BALDAKİ PROTEİNLER
Çeşitli araştırmacılar bal içerisinde az miktarda
Albuminoidlerin ve protein yapı taşları durumunda olan amino
asitlerin olduğunu tespit etmişlerdir.
BALIN KRİSTALİZE
OLMASI
Balın kristalleşmesi ,baldaki dekstrozun,tanecikler haline
gelmesi sonucu balın akıcılığı az veya çok kaybetmesi
olayıdır.
Bal
üreten , satan veya yiyen herkes balın zamanla kristalize
olduğunu yani akıcılığını kaybederek sertleştiğini
görmüştür. Balın kristalize olması haline halkımız yanlış
olarak şekerlenmiş değimini kullanır. Bal içerisinde çok
çeşitli şekerler vardır. Halkımız baldaki şekerlerin
kristalize olmasına ihtimal vermeyerek böyle ballara şeker
karıştırılmış veya şekerden yapılmış nazarı ile bakmakta ve
büyük bir yanılgıya düşmektedir. Bu husus bal pazarlaması
esnasında alıcı ve satıcıların karşılaştıkları en önemli
mesele olarak devam etmektedir.
Kristalleşmeyi yapan, bal içerisindeki glikoz şekeridir.
Kristalleşmenin bazı baldaki glikoz früktoz münasebetine ve
su miktarına bağlıdır. Balda früktoz miktarı genel olarak
glikozdan fazladır. Eğer bu iki şekerden glikoz miktarı
nispet olarak früktoza yaklaşırsa bal çabuk; aradaki fark
büyürse geç kristalleşir. Olgunlaşmamış balda yüzde olarak
sakkaroz fazla glikoz daha az olduğu için yavaş
kristalleşir. Fakat olgunlaşmış ballarda ise az miktarda
sakkaroz bulunur.
Ballar 14°C de en fazla kristalize olmakta, kristalizasyon
5-7°C lerde başlamakta ve bu derecelerin altında
saklandıklarında kristalleşme gecikmektedir. Petekli ballar
süzme ballara nazaran daha geç kristalize olurlar. Ballarda
tanımlanan kristalleşme olayı balın bir özelliği olup genel
özelliği bozmaz.
(http://geocities.com/traricilik/standart.html) |